YAŞAMDAN HİKAYELER
Mısır Eşliğinde Film Seyretmek
“Mısır Eşliğinde Film Seyretmek” yazısında, sinema keyfini evin sıcaklığında yeniden keşfediyoruz. Anılar, hisler ve o vazgeçilmez mısır taneleriyle dolu bir yazı.
Yanında bir kase mısır, belki bir kahve ya da sıcak bir battaniye…
Küçük bir detay gibi görünür ama o an, insanın kendine ayırdığı nadir anlardan biridir.
Herkes “bir ara film izlerim” der ama çoğu zaman o “ara” gelmez.
İş, ev, sorumluluklar arasında günler geçer,
ve insan farkına bile varmadan kendine ayırdığı zamanı erteler.
Oysa bir film izlemek, sadece bir eğlence değildir;
kendini dinlemenin en basit halidir.
Eskiden sinemaya gitmek bir heyecandı.
Loş ışıklar, mısır kokusu, sessizce bekleyen kalabalık...
Şimdi çoğu kişi filmini evde, ekran karşısında izler ama o büyü bazen aynı olmaz.
Çünkü bir tuşa basmak kolaydır,
ama zihni susturmak, dikkati anda tutmak o kadar kolay değildir.
Bir film açıldığında, herkesin bir bahanesi olur:
“Birazdan bakarım.”, “Yarın erken kalkacağım.”, “Zaten izlemiştim.”
Ama insan, gerçekten izlediğinde sadece filmle kalmaz
kendi düşünceleriyle de yüzleşir.
Bir sahne, bir replik bazen unutulan bir duyguyu hatırlatır.
Bir karakterin yalnızlığı, belki senin sessizliğini anlatır.
Film izlemek, aslında kendine vakit ayırmaktır.
Bir saatlik bir hikâye bile, bir günün yorgunluğunu hafifletir.
Bir süreliğine dış dünyayı susturur,
ve insan, sadece “şimdi”de kalmayı hatırlar.
Belki de mesele, filmi izlemek değil; hayatın akışında kendine küçük bir durak yaratmaktır.
O yüzden, bir gün yorgun hissedersen ışıkları kapat, bir film seç,
mısırını hazırla, kendine bir alan aç.
Çünkü bazen en iyi terapi, bir hikâyeyi yaşarken kendi hikâyeni hatırlamaktır.

0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...